08 06 2015

Genel Seçim Gerçeği

Genel Seçim Gerçeği 7 Haziran 2015 genel seçim sonuçlarının sağlıklı değerlendirilebilmesi için sonuçların 5 temel başlıkta incelenmesi gerekiyor. Her bir başlık kendi neden sonuç ilişkileri içerisinde değerlendirilmesiyle oluşacak kanaat en doğrusu olacaktır. Beş temel başlık sırasıyla ülke, iktidar, ana muhalefet, muhalefet partileri ve HDP’dir . Bu yazının konusu ülke açısından değerlendirilmesidir; yani temel başlıklardan ilkidir. Ülke tek parti diktatörlüğünden, tek adam diktatörlüğüne doğru hızla yol alırken halk önüne çıkmış ve dur demiştir. Gece yarıları hazırlanan torba yasalara, bireylerin gasp edilen hak ve özgürlüklerine,  yok sayılan emek ve insan gücüne, değer verilmeyen insan iradesine, inanç ve duygu sömürüsüne, devlet kurumlarının kişisel ve siyasal çıkarlar adına kullanılmasına, hukuk ve anayasanın yok sayılmasına, ben istedim oldu/ ben istedim yaptım anlayışına “ yeter artık” demiştir. En son bakanların adının karıştığı yolsuzluk dosyaları, komşu ülkelere gönderilen savaş malzemeleri, polislerin, savcıların, hâkimlerin tutuklanması, Diyarbakır meydanında patlayan bombalar bardağı taşıran son damlalar oldu. Tüm devlet kurumları, tüm ekonomik kaynaklar AKP’ye çalışmasına, Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasaya rağmen, anayasal suç işleyerek meydanlarda destek çağrıları yapmasına rağmen beklenen sonuç engellenemedi. Ülkeyi üç dönemdir yöneten Recep Tayyip Erdoğan’ın inanç, duygu, kimlik istismarına dayalı anlayışın sürmeyeceği apaçık ortadaydı. Önceki üç seçim döneminde AKP’yi seçim sisteminin de yardımıyla tek başına iktidara taşıyan donelerin artık inandırıcılığını kaybe... Devamı

06 06 2015

Sağduyu,sağduyu,sağduyu...

Sağduyu, sağduyu, sağduyu… 7 Haziran 2015 genel seçiminde gerginlikler yaratılmaya, provokasyonlar düzenlenmeye çalışılacağı biliniyor, bekleniyordu.   Ancak doğrusunu söylemek gerekirse böylesine açık ve net şekilde adresi belirli eylemlerin gerçekleştirileceği düşünülmedi. Birileri ateşle oynuyor. Birileri her ne pahasına olursa olsun seçimi alma telaşına düşmüş. Ülkede yaşanacak olası karışıklıklar sonucunda akacak kan onları ilgilendirmiyor. Diyarbakır’da kent meydanında, HDP mitingi sırasında bomba patlatacak gücün kim olduğunu bırakın Diyarbakır sokaklarındaki çocukların bilmesini, aklı başında tüm Türkiye hatta dünya bilir. Dün yaşanan bu korkunç saldırı tüm Türkiye’yi üzmüştür. Siyasi görüşlerinden dolayı hiç; ama hiç kimse saldırıyı hak etmez. Hiç kimsenin canına kastedilemez. Barışa susamış bir toplum varken yerini sağlama almak, diktatöryel bir rejim kurmak peşinde olanlar aklını başına alsın. Bu halk kan dökülmesini istemiyor. Bu halk kan dökülmesin söylemleriyle barışa duyduğu özlemin suiistimal edilmesini de istemiyor. Bu halk acıları üzerinden siyaset yapılmasını da istemiyor. Bu halkın tek istediği barış ve huzur. Yarın çok daha dikkatli olmalı. Yarın çok daha sabırlı olmalı. Yarın bir dönemin sonu, yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Yarın barışa, huzura, güvenli, onurlu bir yaşama kapılarını açabilir Türkiye. Sağduyulu olalım, sabırlı olalım ve tabii ki dikkatli. Sandıklarımıza sahip çıkalım. Son sözlerimde Diyarbakır'a, Diyarbakırlılara; başınız, başımız sağ olsun kardeşlerim. Yaralılarınıza da geçmiş olsun.  ... Devamı

05 06 2015

Silah var ya da yok(!)

Silah var ya da yok (!) Öyle diyor cumhurbaşkanı. Sana ne; demeye getiriyor anlayacağın. Öyle ya, devlet babasının çiftliği... Silahlar da babasından miras zaten. MİT mi onun görevi zaten şahsına münhasır. Adına bakıp da farklı bir misyon yüklemeyin. Devletin başı, görevi devletin başına hizmet etmek olan bir kuruma talimat veriyorsa kime ne, kimi ne ilgilendirir? Uluslararası hukuk mu, Uluslararası Ceza Mahkemesi mi ( UCM) size ne kardeşim, siz jurnallemeseydiniz kimsenin haberi olmayacaktı. Zaten sizin hakkınızda gerekli işlemleri başlattığını da söyledi. Casusluktan yargılanacaksınız. Sizinki gazetecilik mi? Oyunbozanlık kardeşim, oyunbozanlık... Ne güzel Türkmenlere gıda ve ilaç yardımı gönderiyoruz diye yutturuyorduk millete. Aldık mı şimdi... ...Kaynak : metinkala.blogcu.com Devamı

05 06 2015

Silah var ya da yok(!)

Silah var ya da yok (!) Öyle diyor cumhurbaşkanı. Sana ne; demeye getiriyor anlayacağın. Öyle ya, devlet babasının çiftliği... Silahlar da babasından miras zaten. MİT mi onun görevi zaten şahsına münhasır.  Adına bakıp da farklı bir misyon yüklemeyin. Devletin başı, görevi devletin başına hizmet etmek olan bir kuruma talimat veriyorsa kime ne, kimi ne ilgilendirir? Uluslararası hukuk mu, Uluslararası Ceza Mahkemesi mi ( UCM) size ne kardeşim, siz jurnallemeseydiniz kimsenin haberi olmayacaktı. Zaten sizin hakkınızda gerekli işlemleri başlattığını da söyledi. Casusluktan yargılanacaksınız. Sizinki gazetecilik mi? Oyunbozanlık kardeşim, oyunbozanlık... Ne güzel Türkmenlere gıda ve ilaç yardımı gönderiyoruz diye yutturuyorduk millete. Aldık mı şimdi başımıza belayı? Mutlu musun? Ya cumhurbaşkanın Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanır da, mahkûm olursa? Sırası mıydı şimdi başkanlık hesapları yaparken... Yapılır mı bu şimdi? Sana ne kardeşim o silahlarla oluk oluk kan akıtılıyorsa? Babanın oğlu mu ölüyor? Hepi topu komşuların yüzyıllardan beri... Ne olacak; yani yüzbinlerce mülteci geliyorsa? Ne olacak; yani sokakların dilenci dolmuşsa? Ne olacak; yani fuhuş yaşı 12'lere, 13'lere inmişse senin kızın mı; töbe töbe sana ne yahu? Onların bir kısmı zaten bir işaret bekliyor. Gelmeden önce bir alevi kafası keserek cennete gitmek için parayla cinayet hakkı satın almış kişiler var aralarında.  Tahrik erip durmayın ortalığı. Arının kovanına çomak sokmayın. Bakın bunlar PKK'dan beter… Ne olmuş yani birkaç TIR savaş malzemesi gönderilmişse? Ne karıştırıyorsun ödediğin vergileri? Tabii ki senin vergilerinle ödenecek gönderilen savaş malzemelerinin parası. Cumhurbaşkanı cebinden ödeyecek değil ya! Büyük devlet nasıl olunur; vatandaşın ödediği vergilerle komşul... Devamı

04 06 2015

Türkiye Geleceğini Belirleyecek!

Türkiye Geleceğini Belirleyecek! 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan seçimler Türkiye'nin geleceğini belirleyecek. Bir yanda 13 yıllık iktidarının devamını sürdürmek zorunda olan AKP hükümeti ile onu iktidarda tutmak zorunda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  diğer yanda AKP iktidarına son vermek konusunda kararlı olan ana muhalefet partisi ile muhalefet partileri… Seçim meydanlarında kullanılan dil ve ortaya konan söylemlerden açıkça anlaşılacağı gibi artık sorun sistemi korumak ya da sistemi değiştirmek noktasına taşınmış bulunmaktadır.  Mevcut parlamenter sistem ile seçim sonucu ne olursa olsun devlet ve hükümet yönetiminin kontrolünü kaybedeceğini anlayan Recep Tayyip Erdoğan; kaybettiği devlet ve hükümet kontrolüyle birlikte hesap verme sürecinin başlayacağını çok iyi biliyor.  Bu nedenle canhıraş bir şekilde meydanlarda dolaşıyor. Anayasayı hiçe sayarak, yasaları hiçe sayarak... Ortaya koyduğu tahrik edici tutum, tehditkâr tavır AKP oylarına olumsuz şekilde yansıdıkça geriliyor; kendisi gerildikçe ülkeyi germekte bir sakınca görmüyor. Şimdiye kadar ürettiği saldırgan politikaların sonuç vermediğini gördükçe daha da saldırganlaşıyor. Türkiye Pazar günü yapılacak seçimlerle ülkenin geleceğini belirleyecek. O gün sandık başına giderek oyunu kullanmayan vatandaşın asla şikâyet hakkı kalmayacak.  Gün şikâyet, eleştiri, kızgınlıkları bir tarafa bırakarak parlamenter cumhuriyete sahip çıkma günüdür. Gün demokrasi söylemleriyle demokrasi kökten yok etmeyi hedefleyen zihniyetleri siyaset tarihinin çöplüğüne atma günüdür. Gün ülkenin geleceğini karartmayı düşünen... Devamı