19 08 2015

Hay Sana İnananın,İnanacak Olanın...

Hay Sana İnananın, İnanacak Olanın…

Gelmiş geçmiş en çapsız genelkurmay başkanının (Cüneyt Ülsever'in deyimiyle ) komuta devir-teslim töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerini yazılı basında okuyunca birden geçmiş yılları hatırladım.

Hani "hukuk" dediğimizde Ergenekoncu, "adalet “dediğimizde darbeci," adil yargılama" dediğimizde darbe severler diye suçlandığımız yıllar... Hani " kişiler ve dönemler üzerinden TSK'nın suçlu ilan edilmesi yanlıştır” dediğimizde postal yalayıcılar olarak lanse edildiğimiz yıllar... " Evrensel hukuk kurallarına uygun, adil yargılanma bir haktır; aksi yargısız infazdır" dediğimiz için vesayetçi, statükocu ilan edildiğimiz yıllar... Hani yargılamaları yerinde görüp tarihe tanıklık yapmak adına kilometrelerce yol gidip mahkeme kapısında bolca biber gazı soluduğumuz, tazyikli su ile ıslandığımız yıllar...

İşte o yıllar adeta TSK'ya sırtını dönen, TSK’dan yükselen çığlığa kulaklarını tıkayan dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bugün TSK'ya methiyeler diziyor(!) Ordunun en seçkin komutanları bir bir tutuklanır, subayları en adi suçlamalarla karşı karşıya kalırken; ben bu soruşturmaların, bu davaların savcısıyım diyordu; hatırladınız mı? Bölgenin en güçlü ordularından birisi olan TSK'nın en seçkin komutanları bir bir cezaevlerine atılırken yardımcıları " Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyor dahası "iyi ki bu ara savaş çıkmamış ne olurdu halimiz, bunlar askerlikten başka işlerle uğraşmış" diyerek aşağılamaya çalışıyordu kendince; hatırladınız mı? Başta kendisi olmak üzere bütün AKP camiası demokrat ve demokrasi savunucusu, genel anlamda orduya sahip çıkan; daha doğrusu evrensel hukuk kurallarına sahip çıkan, adil yargılanma haktır, adalet her kişi ve kurum için temel ihtiyaçtır diyenler darbeci ilan ediliyordu; hatırladınız mı? Hatırladınız mı; şehidimizin ardından askerlik yan gelip yatma yeri değildir diyordu! Şimdi, şimdi çıkmış diyor ki; yaşanan hiçbir sıkıntı, TSK’nın, devletimizin ve milletimizin bekası için taşıdığı önemi azaltmaz, bunun üzerine de asla gölge düşürmez.

Gözümde canlanıyor yaşanan sıkıntılar, gözümde canlanıyor yaşanan acılar, gözümde canlanıyor kaybolan yıllar; bir bir yitip giden canlar... Bir anda ağzımdan çıkıyor o sözler; hay sana inananın, inanacak olanın...

2
0
0
Yorum Yaz