17 08 2015

Evdeki Hesap Çarşıya Uymayabilir.

Evdeki Hesap Çarşıya Uymayabilir.
2015 genel seçim öncesinde gelişen genel kanı; HDP'nin mevcut seçim barajını aşamaması halinde ülkede büyük bir kaos yaşanacağı, bazı şeylerin kontrolden çıkacağı hatta terörün tırmanacağıydı. Bu yönde düşüncenin gelişmesindeki en önemli etken HDP'nin silahlı kalkışma hazırlığı değil, toplumun önemli bir kesiminin kendisini ifade ve temsil hakkından mahrum edilmiş hissederek şiddet olaylarına yönelmesi olasılığıydı.
AKP ve Recep Tayyip Erdoğan bu seçeneği dikkate almış hatta hazırlıklarını bu duruma göre geliştirmiş görülüyordu. Yapılan kalekol inşaları, yenilenen karakollar, çıkartılan iç güvenlik yasası hazırlıkların göstergesiydi. Toplum bu konu ile ilgili büyük gerilim yaşarken; Recep Tayyip Erdoğan olası olaylara hazır olduğu görüntüsü veriyor dahası meydan okuyordu.
O güne kadar; yani 2015 genel seçimi öncesine kadar Recep Tayyip Erdoğan kontrolörlüğünde yürütülen sözde çözüm sürecinde gayet uyumlu görülen AKP, Öcalan, PKK üçlüsü zaman zaman PKK,  zaman zaman da  KCK tarafından yapılan açıklamalarla adeta HDP'yi etkisizleştirmeye çalıştı. Bu üçlü ( AKP, PKK, ÖCALAN) hangi konularda anlaşma sağladı, hangi konularda mutabakat imzaladı devlet arşivleri açıklanmadığı sürece öğrenemeyeceğiz. Aralarındaki anlaşmayı kim, neden bozdu anlamak için anlaşılan konuları bilmemiz gerektiğine göre bu konuyu da uzun süre öğrenemeyeceğiz. Şimdilik sadece yaşanılan olaylarla ilgili düşünmekten, değerlendirme yapmaktan, sormaktan, sorgulamaktan başka seçeneğimiz yok.
Bugün gelinen nokta oldukça ürkütücü, ürkütücü olduğu kadar da düşündürücüdür. PKK bazı illerde ve ilçelerde hatta mahallelerde özyönetim ya da özerklik adı altında isyan başlatmıştır. Burada dikkat çeken, asıl düşünülmesi gereken konu bu tür eylem ve davranışlara hazırlıklı görülen AKP hükümeti neden hazırlıksız yakalanmış görüntüsü vermeye çalışıyor? Bunun iki nedeni olabilir ya gerçekten beceriksiz ve öngörü yoksunu ya da başlatacağı kanlı hesaplaşma için geniş halk kitlelerinin desteğini arkasına almak istiyor. Muş'un Varto İlçesinde Muş Özel İdare' ye ait iş makinaları gasp edilerek ilçe girişindeki köprünün yıkılması, yollara hendek kazılması, sokaklarda ağır silahlı PKK'lıların dolaşması, ilçenin pek çok yerine bomba ve mayınlar döşenmesi, PKK'lıların sürekli 155'i arayarak tacizde bulunması başka nasıl izah edilebilir? Devletin güvenlik kuvvetleri en kritik bölgelerde bu kadar mı yetersiz, bu kadar mı zayıf ve aciz? Ya devletin istihbarat birimleri nerede? Nasıl oluyor da olaylar bu noktaya gelene kadar haberleri olmuyor?  PKK şu ana kadar dört il, sekiz ilçede sözde özerklik ilan etmiş durumda, hemen her gün şehit haberleri geliyor. Başbakan bitmeyen sözde koalisyon görüşmelerinde, cumhurbaşkanı keklik uçuruyor...

 

İster istemez akla şu soru takılıyor; koşulların olgunlaşması mı bekleniyor? Daha çok isyan haberleri, daha çok çatışma ve daha çok şehit haberleri sonrası artan kamuoyu desteğiyle başlayacak kanlı süreç ardından yapılacak seçim ve gelsin tek başına iktidar. Sonrası mı; orası da malum... Ancak hesaplar tutmayabilir; her şey kontrolden çıkabilir ya da sular durulunca gerçek sorumlular hesap vermek zorunda kalabilir. Kısacası evdeki hesap çarşıya uymayabilir…

1
0
0
Yorum Yaz