21 08 2015

Ya Sonra ?

Ya sonra? Halkın iradesini beğenmeyerek halka iade eden irade; yeniden yapılacak seçim ile ortaya çıkacak halk iradesini yeniden beğenmezse ne olacak? Öyle ya; yapılan kamuoyu yoklamaları, anketler halkın tercihi konusunda çok büyük farklılıklar olmadığını gösteriyor. Hatta halkın tercihini beğenmeyerek yeniden seçim kararı alan iradeye olan destekte azalma olduğunu iddia edenler var. O zaman ne olacak?    Öyleyse öncelikle düşünülmesi, önlem alınması gereken konu budur. Mevcut seçim sisteminin demokratik olmamakla birlikte çok büyük sürprizlerin yaşanmasına neden olabilecek yapıda olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçek iken, seçim sisteminde ve seçim yapısında hiçbir iyileştirme düşünmeden, önermeden aynı seçim sistemi ve seçim yöntemi ile yeniden seçim kararı alan iradenin seçim sonuçlarına riayet etmesinin hiçbir güvencesi olamaz. Eğer yeniden bir seçim olacaksa, bu seçimin hangi yöntemlerle ve nasıl yapılacağına meclis karar vermelidir. Seçim sistemi, seçim yöntemi, seçim tarihi tamamen meclis tarafından belirlenmelidir. Bunun dışında bir yöntemin dayatılması demokrasinin ruhuna ihanettir. Yaşanılan süreçte siyasi partilerin tamamı bir demokrasi sınavındadır. AKP’de, CHP’de, MHP’de, HDP’de. Meclise dayatılan tarihte, dayatılan seçim sistemi ve seçim yöntemi ile seçime gitmeyi kabul ederlerse hepsi birden demokrasinin ruhuna ihanet etmiş olacaklardır.  Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir tek kişinin istediği her şeye boyun eğecek kurum olmadığı gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi bir tek kişinin ihtiraslarına biat edecek insanlar topluluğu değildir. Yeniden seçim söz konusu olacaksa ... Devamı

19 08 2015

Hay Sana İnananın,İnanacak Olanın...

Hay Sana İnananın, İnanacak Olanın… Gelmiş geçmiş en çapsız genelkurmay başkanının (Cüneyt Ülsever'in deyimiyle ) komuta devir-teslim töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerini yazılı basında okuyunca birden geçmiş yılları hatırladım. Hani "hukuk" dediğimizde Ergenekoncu, "adalet “dediğimizde darbeci," adil yargılama" dediğimizde darbe severler diye suçlandığımız yıllar... Hani " kişiler ve dönemler üzerinden TSK'nın suçlu ilan edilmesi yanlıştır” dediğimizde postal yalayıcılar olarak lanse edildiğimiz yıllar... " Evrensel hukuk kurallarına uygun, adil yargılanma bir haktır; aksi yargısız infazdır" dediğimiz için vesayetçi, statükocu ilan edildiğimiz yıllar... Hani yargılamaları yerinde görüp tarihe tanıklık yapmak adına kilometrelerce yol gidip mahkeme kapısında bolca biber gazı soluduğumuz, tazyikli su ile ıslandığımız yıllar... İşte o yıllar adeta TSK'ya sırtını dönen, TSK’dan yükselen çığlığa kulaklarını tıkayan dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bugün TSK'ya methiyeler diziyor(!) Ordunun en seçkin komutanları bir bir tutuklanır, subayları en adi suçlamalarla karşı karşıya kalırken; ben bu soruşturmaların, bu davaların savcısıyım diyordu; hatırladınız mı? Bölgenin en güçlü ordularından birisi olan TSK'nın en seçkin komutanları bir bir cezaevlerine atılırken yardımcıları " Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyor dahası "iyi ki bu ara savaş çıkmamış ne olurdu halimiz, bunlar askerlikten başka işlerle uğraşmış" diyerek aşağılamaya çalışıyordu kendince; hatırladınız mı? Başta kendisi olmak üzere bütün AKP camiası demokrat ve demokrasi savunucusu, genel anlamda orduya sahip çıkan; daha doğrusu evrensel hukuk kurallar... Devamı

17 08 2015

Evdeki Hesap Çarşıya Uymayabilir.

Evdeki Hesap Çarşıya Uymayabilir. 2015 genel seçim öncesinde gelişen genel kanı; HDP'nin mevcut seçim barajını aşamaması halinde ülkede büyük bir kaos yaşanacağı, bazı şeylerin kontrolden çıkacağı hatta terörün tırmanacağıydı. Bu yönde düşüncenin gelişmesindeki en önemli etken HDP'nin silahlı kalkışma hazırlığı değil, toplumun önemli bir kesiminin kendisini ifade ve temsil hakkından mahrum edilmiş hissederek şiddet olaylarına yönelmesi olasılığıydı. AKP ve Recep Tayyip Erdoğan bu seçeneği dikkate almış hatta hazırlıklarını bu duruma göre geliştirmiş görülüyordu. Yapılan kalekol inşaları, yenilenen karakollar, çıkartılan iç güvenlik yasası hazırlıkların göstergesiydi. Toplum bu konu ile ilgili büyük gerilim yaşarken; Recep Tayyip Erdoğan olası olaylara hazır olduğu görüntüsü veriyor dahası meydan okuyordu. O güne kadar; yani 2015 genel seçimi öncesine kadar Recep Tayyip Erdoğan kontrolörlüğünde yürütülen sözde çözüm sürecinde gayet uyumlu görülen AKP, Öcalan, PKK üçlüsü zaman zaman PKK,  zaman zaman da  KCK tarafından yapılan açıklamalarla adeta HDP'yi etkisizleştirmeye çalıştı. Bu üçlü ( AKP, PKK, ÖCALAN) hangi konularda anlaşma sağladı, hangi konularda mutabakat imzaladı devlet arşivleri açıklanmadığı sürece öğrenemeyeceğiz. Aralarındaki anlaşmayı kim, neden bozdu anlamak için anlaşılan konuları bilmemiz gerektiğine göre bu konuyu da uzun süre öğrenemeyeceğiz. Şimdilik sadece yaşanılan olaylarla ilgili düşünmekten, değerlendirme yapmaktan, sormaktan, sorgulamaktan başka seçeneğimiz yok. Bugün gelinen nokta oldukça ürkütücü, ü... Devamı

16 08 2015

Sıcaklar bunaltırken...

Sıcaklar bunaltırken… Son yılların en yüksek sıcaklıklarının yaşandığı ülkemizde insanlar bunalıyor. Havalar sıcak, nefes alınmıyor adeta. Kimileri denizlere, kimileri yaylara giderek sıcakların etkisini azaltmaya çalışıyor. Ya sokağa çıkmak, gün boyu görev yapmak zorunda olanlar; nereden kimden geleceği belli olmayan saldırıları önlemeye çalışan polisimiz. Ya dağlarda gezmek zorunda olan gece, gündüz; askerimiz. Yazlık çorabımız ayağımızı terletirken; ayaklarda bot, üstlerde kamuflaj ellerde silah dağ, tepe, bayır gezerken mayına basmadan, pusuya düşmeden. Ya onların aileleri… Hiç düşündünüz mü? Televizyonlara nasıl da korkarak baktıklarını; gazetelerin sayfalarını çevirirken heyecanla, neler hissettiklerini. Şimdi bir bir şehit haberleri veriyor televizyonlar, bir bir şehit haberleri yazıyor gazeteler. Ardından reklamlar ve ilanlar. Birileri de ellerinde kâğıt kalem, kulakları anketörlerde sonuç izliyor. Ölme ya da öldürme ne kadar reyting yapıyor, oy oranları ne oldu? Kaç şehit ne kadar oy kazandırıyor? Hani ne oldu barış? Hani nerede huzur? Dağlarında turistlerin piknik yaptığı yerler kan içinde. Parçalanmış insan bedenleri saçılmış yamaçlara. Kimi yerde yatıyor bir Mehmetçik kanlar içinde, başka bir yerde yemiş alnına kurşunu bir çocuk… Bütün mesele tek başına iktidar olmak ve ardından başkanlık koltuğu mu? Bunun için mi dönüldü en başa, gidildi 20-25 yıl geriye? Bunun için mi akmaya devam edecek kanlar? Kanla huzur, silahla barış olmaz. Atılan her kurşun, akan her damla kan, kin ve nefreti büyütür. Kin ve nefret büyüdükçe atılan kurşun sayısı artar, dökülen kan fazlalaşır. Bir insanın ihtiraslarına kurban edilmemeli bir toplumun um... Devamı

14 08 2015

İkiyüzlüler

İkiyüzlüler İkiyüzlülerin birçok ortak özelliği olmakla birlikte bilinen en belirgin özellikleri; korkak, arsız ve inkârcı olmalarıdır. Dile getirdikleri söz ile hayata geçirdikleri eylemlerini kendi çıkarları doğrultusunda, günün koşullarına uygun hale getirme çabaları “korkaklıklarını”, bir önceki söylem ya da eylemleriyle çelişen davranışlarına karşı umursamaz tavırları “arsızlıklarını”, daha önceki söylem ve eylemlerini reddetmeleri ise inkârcı özelliklerini açığa vurur.   İkiyüzlüler her ne pahasına olursa olsun bulundukları konumu korumaya çalıştıkları gibi her zaman bir adım daha öte gitmenin hesaplarını yaparlar; çünkü onlar korkaktır. Sürekli bulundukları konumu kaybetmekten, sahip oldukları maddi manevi değerleri yitirmekten korkarlar. Onun için de ulaşmak istedikleri hedef dışında bir şey düşünmezler; yani arsız ve inkârcılardır. Peki, ikiyüzlüler başarılı olabilir mi? Bulundukları yeri yaşamları boyu koruyabilir, erişmek istedikleri noktalara ulaşabilirler mi? Geçici süre evet; bulundukları konumu koruyabilir hatta erişmek istedikleri noktalara ulaşabilirler. Ya sonra? Sonrası büyük hüsranla biter. Kişiler, kurumlar,  bireyler ve toplumlar sonsuza kadar kandırılamaz. Gün gelir gerçek durum anlaşılır. Dünyada yaşanmış örnekleri en yoğun olan bu durum sanırım ülkemizde de yakın zamanda yeniden yaşanacak. Türkiye bir genel seçim süreci yaşadı. Üç dönemdir iktidar olan siyasi parti, yeniden iktidar olabilecek çoğunluğu sağlayamadı. Seçim sonuçları açıklanıncaya kadar milli irade sözünü dilinden düşürmeyen siyasi iktidar hatta cumhurbaşkanı nedense milli iradenin orta... Devamı